Haberi Dinle
Kadın Sesi
Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir networking etkinliğinde, bir akademisyen “Ben tüm öğrencilerime girişimci olmalarını tavsiye ediyorum,” dedi.
İçten bir heyecanla söylüyordu.
Ama ben buna katılmıyorum.
Çünkü iyi niyetli bu öneri, bazen gençlerin hayatında çok pahalıya mal olan bir yanlış yönlendirmeye dönüşebiliyor.
Girişimcilik Herkese Göre Değil
Girişimcilik; bir fikirle yola çıkmak değil, belirsizlikle yaşamak, sürekli çözüm üretmek, kaynak kıtlığında yön bulmak ve çoğu zaman yalnız hissetmek demektir.
Bu yol, ruhsal olarak direnç isteyen, krizle mücadele gücünü test eden, sadece “vizyon” değil aynı zamanda “dayanıklılık” gerektiren bir süreçtir.
Ve gerçek şu ki:
Bazı insanlar girişimci olmak için doğmamıştır.
Bu kötü bir şey değildir.
Aksine, bazıları harika birer ekip arkadaşı, sağlam bir ürün yöneticisi, güçlü bir operasyon sorumlusu olabilir.
Ama onlara “girişimci ol” derseniz, aslında kendi doğalarına aykırı bir yük verirsiniz.
Girişimciliğin Zamanlaması Olur
Bir başka önemli konu: zamanlama.
Üniversiteden yeni mezun olmuş, hayatla ilk kez bire bir temasa geçmiş birinin hemen girişimci olması doğru bir beklenti mi?
Teorik bilgiyle, birkaç seminerle, biraz ekosistem havası soluyarak girişimcilik yapılmaz.
İş hayatını, ekip dinamiklerini, müşteri beklentisini tanımadan girişime atılan gençler, genellikle ya aşırı romantik bir bakışla hareket eder ya da ilk zorlukta yılgınlığa düşer.
Oysa biraz saha deneyimi, biraz profesyonel disiplin, birkaç iyi-yönetici tecrübesi, belki başarısız projelerde gözlem yapma şansı...
Bunlar girişimcilik için altın değerindedir.
Yanlış zamanda girişimci olmak, doğru kişiyi bile o yoldan uzaklaştırabilir.
Girişimcilik Bir Seçimdir, Görev Değil
Bugün startup dünyasında romantikleştirilmiş bir girişimcilik anlatısı var.
Herkes bir gün bir fikir bulacak, yatırım alacak, büyüyecek, exit yapacak...
Oysa bu hayalin arkasında
– sabahlara kadar süren geliştirme süreçleri,
– ödenemeyen faturalar,
– iptal edilen toplantılar,
– hayal kırıklıkları ve yalnızlıklar var.
Bu yolculuğa çıkanlar, bunu bilinçli ve kendi iradesiyle yapmalı.
Yönlerdirme ile değil, bir iç dürtüyle, bir probleme çözüm bulma tutkusu ile yola çıkmalı.
Girişimcilik, “herkesin olması gereken” bir rol değil;
“olmayı gerçekten isteyen ve taşıyabilecek” insanların üstlenmesi gereken bir sorumluluktur.
Kulağa Küpe: “Doğru zamanda girilmezse, girişimcilik hayal kırıklığına dönüşür.”
GirişimcilikFikirDoğru zamanlamaMelih umar



Yorum Yap