
Haberi Dinle
Kadın Sesi
Bir öğretmenin hayatına dokunduğunuzda kaç öğrencinin geleceğine dokunmuş olursunuz?
Bunun kesin bir hesabı yok. Bazen sınıfta sorulan bir soru, bazen bir öğrencinin fikrine duyulan güven, bazen de “Birlikte deneyelim” diyen bir öğretmen, yıllar sonra ortaya çıkacak bir girişimin ilk adımı olabilir.
ETKİM Tekno Girişimcilik Eğitici Eğitimi yolculuğunun ardından aklımda en çok bu düşünce kaldı.
Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ETKİM Genç Tekno Girişim Programı kapsamında, lise öğretmenlerine yönelik olarak düzenlenen eğitimler Ankara’daki pilot uygulamayla başladı. Ardından Sakarya, Manisa ve Van ile devam etti. Son durağımız ise geçtiğimiz hafta Gaziantep oldu.
Farklı şehirlerde aynı amaçla bir araya geldik: Öğretmenlerimizin girişimcilik kültürünü tanıması, deneyimlemesi ve öğrencilerine taşıması.
21–25 Eylül 2026 tarihleri arasında Gaziantep Öğretmenevi’nde gerçekleştirilen son eğitime, Türkiye’nin 49 farklı ilinden 56 öğretmen katıldı. Beş günlük çalışmanın sonunda 13 takım, geliştirdikleri teknoloji odaklı girişim fikirlerini jüri karşısında sundu.
Bu rakamlar programın kapsamını anlatıyor. Benim için asıl değer ise o rakamların arkasındaki öğrenme ve üretme sürecinde saklı.
Öğretmenlerimiz bu süreçte bir problemin üzerinde birlikte düşünmenin, çözüm aramanın ve bir fikri başkalarına anlatmanın heyecanını yaşadı. Fikirlerine sorular yöneltildiğinde yeniden düşündüler. Takım arkadaşlarının farklı bakış açılarıyla karşılaştılar. Ürettikleri çözümün kimin hangi ihtiyacına karşılık geldiğini anlatmaya çalıştılar.
Bir fikri ortaya atmakla o fikri geliştirmek arasındaki emeği deneyimlediler.
Şimdi sizlere, Gaziantep’te bu süreci tamamlayan takımlardan bazılarını ve üzerinde çalıştıkları fikirleri anlatmak istiyorum. Çünkü bu örnekler, farklı şehirlerden gelen öğretmenlerimizin bir araya geldiklerinde neler üretebildiklerini gösteriyor.
RotaX girişimini geliştiren ekipte Mersin’den Nursel Durmaz, Artvin’den Cemil Yılmaz, Osmaniye’den İsmail Türkmenoğlu, Konya’dan Nagihan Kaynar ve Bolu’dan Gülşah Aktan yer aldı. Ekip, seyahat planlamayı kolaylaştıran bir fikir üzerinde çalıştı. Bütçeyi, seyahat süresini, ulaşım tercihlerini ve kişisel ilgi alanlarını birlikte değerlendiren RotaX; ulaşım, konaklama, gezilecek yerler ve yeme-içme seçeneklerini kişiye özel tek bir planda buluşturmayı hedefliyor.
Agrosol takımı, Manisa’dan Aslı Yıldırımgil, Sinop’tan Dr. Ayten Ünal, Aksaray’dan Hilmi Tezcoşkun ve Yozgat’tan Şamil Gökkaya’dan oluştu. Geliştirdikleri Sera360, küçük ve orta ölçekli seralarda üretimi daha verimli hâle getirmeyi amaçlayan akıllı bir sera kontrol çözümü. Isıtma, sulama ve enerji kullanımını ihtiyaca göre yöneterek üreticinin maliyetlerini azaltmayı hedefliyor. Fikrin merkezinde, daha az kaynakla daha verimli üretim yapabilmek var.
Waste Buster takımında Bartın’dan Ahmet Dikili, Nevşehir’den Ayşe Kayaalp, Kocaeli’den Filiz Karasu ve Van’dan Mesut Altuntaş bir araya geldi. Takımın geliştirdiği Fresh Eye, marketlerde gıda israfını azaltmaya yönelik bir erken uyarı sistemi. Kamera ve sensörlerden gelen verilerle raflardaki ürünlerin ve saklama koşullarının izlenmesini, sorunların zamanında fark edilmesini amaçlıyor. Ekibin hedeflerinden biri de bu teknolojiyi küçük işletmelerin erişebileceği maliyetlerle sunmak.
BioLoop takımı, Siirt’ten Enver Rüzgar, Kırklareli’nden Gökay Buğut, Iğdır’dan Musa Çankaya, Muş’tan Salih Kan ve Eskişehir’den Çiğdem Tamkavas’tan oluştu. Gaziantep’te birinciliği elde eden takımın AgroFil fikri, tarımsal atıkları üç boyutlu yazıcılarda kullanılabilecek filamentlere, yani baskı malzemelerine dönüştürmeyi hedefliyor. Özellikle kabuklu gıdaların atıklarını değerlendirmeyi amaçlayan ekip; mimarlık ofisleri, tasarım atölyeleri ve üç boyutlu üretim laboratuvarları için sürdürülebilir bir malzeme geliştirmeyi planlıyor.
NÖROSPARK takımında Afyonkarahisar’dan Barış Özden, Samsun’dan Yasemin Karacan, Kahramanmaraş’tan Ramazan Çiftçi, Balıkesir’den Fatih Çetinkaya ve Ankara’dan İsra Yılmaz yer aldı. Takımın geliştirdiği WACONT, toprağın nemini, hava tahminlerini ve bitkinin gelişim evresini birlikte değerlendirerek sulamayı ihtiyaca göre yönetmeyi amaçlıyor. Mevcut sulama sistemlerine uyarlanması planlanan fikir, su ve enerji tasarrufu sağlayarak üreticinin verimliliğini artırmayı hedefliyor.
Nutri-GEN ekibinde ise Elazığ’dan Mehmet Polat, Şanlıurfa’dan Dilan Arslan, Gümüşhane’den Adem Meydan ve Zonguldak’tan Ayşegül Oğul yer aldı. Ekip, kişiselleştirilmiş beslenmeye odaklanan dijital bir karar destek sistemi üzerinde çalıştı. Bu fikir; kişinin özelliklerini ve yaşam alışkanlıklarını, bütçesi, zamanı ve yaşadığı yerde ulaşabildiği gıdalarla birlikte değerlendirerek günlük hayatta uygulanabilir beslenme önerileri sunmayı amaçlıyor.
Bu fikirler farklı alanlara uzanıyor: seyahat, tarım, gıda, sürdürülebilir üretim ve beslenme. Ancak hepsinin ortak bir başlangıç noktası var. Bir ihtiyacı fark etmek ve “Buna nasıl bir çözüm geliştirebiliriz?” diye sormak.
Elbette bunlar eğitim sürecinde geliştirilen girişim fikirleri. Her birinin denenmesi, kullanıcılarla buluşması ve geliştirilmesi gereken yönleri var. Öğretmenlerimizin bu süreci deneyimlemiş olması da tam burada değer kazanıyor.
Çünkü öğrencilerinden proje üretmelerini bekleyen bir öğretmenin, aynı sürecin içinden geçmiş olması sınıftaki yaklaşımını da etkiler. Fikri henüz olgunlaşmamış bir öğrenciyi daha iyi anlar. Takım içinde yaşanan bir anlaşmazlığı öğrenme fırsatına dönüştürebilir. İlk denemesinde istediği sonucu alamayan bir gence, yeniden denemesi için alan açabilir.
Girişimcilik kültürü de biraz böyle gelişir.
Merak etmeye, soru sormaya ve denemeye fırsat buldukça…
Bir öğrencinin çevresindeki sorunu fark etmesi, o sorundan etkilenen insanları dinlemesi ve çözüm için sorumluluk alması önemli bir başlangıçtır. Bu başlangıcın devamında bazen bir proje, bazen bir girişim, bazen de işini daha iyi yapan bir insan yetişir.
Her öğrencinin şirket kurması gerekmiyor. Ancak her öğrencinin karşılaştığı sorunlar karşısında düşünebilmesine, üretebilmesine ve harekete geçebilmesine ihtiyacımız var.
Bu nedenle öğretmenlere yönelik girişimcilik eğitimlerinin etkisini yalnızca eğitim salonunda ortaya çıkan projelerle değerlendiremeyiz. Asıl etki, öğretmenler kendi okullarına döndüğünde görünür olacak.
Belki bir öğretmen dersine farklı bir soruyla başlayacak. Bir diğeri öğrencilerini çevrelerindeki bir ihtiyacı araştırmaya yönlendirecek. Başka biri, uzun zamandır fikrini paylaşmaya çekinen bir öğrencisine cesaret verecek.
Program boyunca kazanılan deneyim, böylece sınıflarda yeni karşılıklar bulacak.
Bu yolculuğun dikkat çekici yanlarından biri de şehirlerin programa gösterdiği ilgiydi. Açılış ve kapanışlarda yerel kurumların ve girişimcilik ekosisteminin temsilcilerinin bulunması, öğretmenlerimizin çalışmalarıyla şehrin birikimi arasında bağ kurulmasını sağladı.
Gaziantep’teki kapanışta da bu birlikteliği görmek değerliydi. Millî eğitim yöneticilerinin, KOSGEB’in, teknokentin, ticaret ve sanayi odalarının, genç ve kadın girişimci kurullarının katkısı, öğretmenlerin fikirlerini farklı deneyimlere sahip insanlarla buluşturdu.
Çünkü okullarda gelişmesini istediğimiz girişimcilik kültürünün, okulun dışındaki hayatla da temas etmesi gerekiyor. Öğrencilerin üreteceği fikirlerin gerçek ihtiyaçlarla buluşması, öğretmenlerin de bu süreçte başvurabilecekleri insanları ve kurumları tanıması büyük önem taşıyor.
Ankara’dan Gaziantep’e uzanan eğitimlerle birlikte, Türkiye’nin hemen hemen bütün illerine ulaşan 222 tekno girişimcilik mentöründen oluşan bir birikim ortaya çıktı. Şimdi bu birikimin okullara, öğretmenler odalarına ve öğrencilere taşınacağı yeni bir dönem başlıyor.
Kendi adıma, bu eğitimleri tamamlayan öğretmenlerimizin girişimci olup olmayacağını bilmiyorum. Ama çok iyi girişimciler yetiştireceklerine inanıyorum.
Çünkü bir gencin yolculuğunda, fikrini ciddiye alan bir öğretmenin yeri büyüktür. Bazen ihtiyaç duyulan ilk destek, birinin onu dinlemesi ve “Bu fikri biraz daha çalışalım” demesidir.
Programın hayata geçirilmesinde emeği bulunan T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü ekibine, ev sahibi illerimizin millî eğitim yöneticilerine ve çalışanlarına, eğitmenlerimize, jüri üyelerimize, katkı sunan bütün kurum ve paydaşlara içtenlikle teşekkür ediyorum. Öğrenmeye zaman ayıran, birlikte üreten ve bu deneyimi öğrencilerine taşımaya hazırlanan tüm öğretmenlerimizi gönülden kutluyorum.
Gaziantep’te bu yılın son eğitimi tamamlandı. Şimdi öğretmenlerimiz kendi şehirlerinde, kendi sınıflarında bu yolculuğu sürdürecek.
Belki yıllar sonra bir girişimcinin hikâyesini dinleyeceğiz. İlk fikrini nasıl geliştirdiğini, ne zaman cesaret bulduğunu, kimden destek aldığını anlatacak.
Ve söze şöyle başlayacak:
“Lisede bir öğretmenim vardı…”
EtkimEtkim genç tekno girişim programıTekno girişimcilikGirişimcilik eğitimiEğitici eğitimiÖğretmen girişimcilik eğitimiGenç girişimciler



Yorum Yap