Girişimcilerin Masterchef’ten Öğrenmesi Gereken En Önemli Ders
Haberi Dinle
Kadın Sesi

MasterChef’te jüriler hep aynı cümleyi kurar:

“Bir yemeği yorumlamak için önce onun orijinal halini kusursuz bir şekilde yapabiliyor olman lazım.”

Bu tek cümle, girişimciliğin en acı gerçeğini özetliyor.

Çünkü biz startup dünyasında tam tersini görüyoruz: Kimse orijinal tarifi doğru düzgün yapmadan, direkt “disrupt” etmeye, “yenilik” katmaya çalışıyor.

Kimse klasik tarifi düzgün pişirmeden direkt “ben bunu altınla kaplayayım, trüf mantarı koyayım” diye ortaya çıkıyor.

  • Blok zinciriyle ödeme sistemi kuruyor ama klasik bir ödeme akışını hiç çalıştırmamış.
  • “AI destekli pazarlama aracı” diyor ama bir kere bile manuel olarak 100 müşteriye mail atmamış.
  • No-code SaaS platformu” kuruyor ama bir kere bile Excel makrosuyla şirket içi bir sorunu çözmemiş.
  • “Lojistik optimizasyon” yazılımı satıyor ama bir kere bile kamyon kasasında yük indirip, palet kırmamış.

Sonra “traction yok” diye ağlıyor. Kardeşim, traction’ın olmaması değil sorun. “Düzgün bir Adana kebap şişe dizmeden, bunu ‘fusion’ yapamazsın, altın varak saramazsın, moleküler kebap diye ortaya çıkamazsın.” Çırağı olmadığın işin patronu olamazsın.

Bu cümleyi bir yere yaz. Duvara as. Telefonunun ekranına koy. Çünkü en büyük yalan: “Yapa yapa öğrenirim.” Hayır, öğrenemezsin. Önce o işin en pis, en sıkıcı, en düşük maaşlı halini yapacaksın ki sonra “bunu daha iyi nasıl yaparız” deme hakkın olsun.

Bak Reed Hastings’e. Netflix’in kurucusu.

İlk şirketi Pure Software’i kurdu, hızla büyüdü. Ama yönetemedi. Kendi ağzından: “Mühendislik geçmişim CEO’luk için yeterli değildi.” Yönetim kuruluna “Beni değiştirin” dedi. Ardından birleşme, satış ekiplerinin dağılması, hisseler %42 çakıldı. En sonunda Rational Software tarafından satın alınınca kenara çekildi.

O başarısızlıklar aslında en büyük çıraklık dönemiydi. Şirket büyütmeyi, birleşmeyi, dağılmayı, hisse çöküşünü yaşadı. Sonra 1997’de basit bir DVD kargolama işi kurdu. Klasik modeli ezberledi. Tuzunu, suyunu öğrendi. Ondan sonra “bunu internete taşıyalım” dedi ve Netflix doğdu.

Airbnb’nin kurucuları evlerini kiralayıp yatak şişirerek başladı. Spotify’ın kurucusu önce korsan sitelerden müzik indiriyordu (evet, ciddiyim). Liste uzar gider. Çıraklık yapmadan patronluk oynayan herkes, eninde sonunda jüriden “olmamış” notu alır.

Sen hâlâ “fikrim orijinal” diyorsan ama yukarıdaki maddelerden en az biri sana cuk oturuyorsa…

Dur. Git önce o bulaşığı yıka. Önce klasik Adana’yı kusursuz yap. Eti, yağ oranını, ateşi tuttur. Sonra gel, fıstıklısını da yaparsın, altın varaklısını da. 

Siz ne dersiniz? Gerçekten yapmak istediğiniz işte çıraklık yaptınız mı hiç? Yoksa direkt “founder” moduna mı geçtiniz?

Yorumlara bekliyorum. Bu sefer gerçekten merak ediyorum.

 

Girişimcilikİş geliştirmeMasterchefNetflix
Ömer YURTTAŞ
Ömer YURTTAŞ
Finansal Teknolojiler Uzmanı

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.