Girişimcilikte Mükemmel Fikir Gerçekten Var mı?
Haberi Dinle
Kadın Sesi

Merhaba, ben Ömer.

Burada bundan böyle haftalık olarak girişimcilik, finansal teknolojiler ve dijital bankacılık dünyasından gözlemlerimi, deneyimlerimi ve fikirlerimi paylaşacağım. Kısaca kendimden bahsetmem gerekirse, on yıla yakın süredir farklı kurumlarda dijital ürünler ve finansal çözümler geliştirdim. Yatırım süreçlerinden ödeme sistemlerine, kitle fonlamadan bankacılık teknolojilerine uzanan birçok alanda çalıştım. Hâlen bir yatırım bankasında iş geliştirme görevindeyim.

Bu yazılarda bazen piyasadaki yenilikleri yorumlayacağım, bazen yeni girişimlerin iş modellerini inceleyeceğim, bazen de bir fikrin ürüne nasıl dönüştürülebileceğine dair notlar paylaşacağım. Amacım; teknik anlatımlardan çok, herkesin anlayabileceği bir dilde hem düşünenleri hem yola çıkanları yakalayabilmek.

Hazır buradayken kısa bir konuyla açılışı yapalım:
Mükemmel fikir diye bir şey var mı?

Girişimcilikle ilgilenen herkesin aklında bir fikir vardır. Ama çoğu zaman bu fikirle yola çıkmak için beklenir. “Henüz tam oturmadı”, “biraz daha düşünmem lazım”, “daha zamanı var” gibi cümlelerle fikri adım atmadan sürekli erteleriz. Beklediğimiz şey genelde aynıdır: mükemmel fikir.

Oysa girişimcilikte mükemmel fikir nadiren baştan hazır olur. Pek çok başarılı girişimin hikâyesine bakarsanız, ilk versiyonla son hali arasında büyük farklar olduğunu görürsünüz. Çünkü fikir yolda gelişir. Gerçek müşteriyle temas ettikçe, pazarı tanıdıkça, hata yaptıkça olgunlaşır.

Asıl mesele fikri başlatacak kadar inanmak ve eksiklerini yolda tamamlayacak kadar esnek olmaktır. Elbette düşünmeden, plan yapmadan başlanmaz. Ama sonsuz bekleme, çoğu zaman hareketsizlik kılığına bürünmüş bir konfor alanıdır.

Yani mükemmeli beklemek yerine, “şu an elimde ne var ve ne yapabilirim?” diye sormak daha yol açıcı olabilir.

Bu konuda ufuk açıcı bir öneri ararsanız, Adam Grant’in “The surprising habits of original thinkers” adlı TED konuşmasını tavsiye ederim. Yaratıcı insanların fikirleri nasıl geliştirdiğini, ertelemenin her zaman kötü olmadığını ve özgünlüğün bazen nasıl doğduğunu kısa ama etkili bir şekilde anlatıyor. Bu konuşmayı dinlediğinizde yazdıklarım ile çelişen şeyler varmış gibi düşünebilirsiniz ama değil. Mükemmeli ararken kaybolmak başka verimli bir şekilde arkada işler yürürken düşünmek başka.

Peki sizce bir fikri hayata geçirmek için ne kadar düşünmek yeterlidir?
Görüşlerinizi merak ediyorum.

Haftaya görüşmek üzere.

Link : https://www.ted.com/talks/adam_grant_the_surprising_habits_of_original_thinkers

GirişimcilikStartup başarı hikayeleriGirişim ekosistemi
Ömer YURTTAŞ
Ömer YURTTAŞ
Finansal Teknolojiler Uzmanı

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.