
Haberi Dinle
Kadın Sesi
Her Girişim Neden Bir Problem Çözmek Zorunda Değil?
Girişimcilik dünyasında sıkça tekrar edilen bir formül vardır: “İyi bir fikir, bir problemi çözer.” Bu bakış açısı özellikle erken aşama girişimler için sağlam bir temel sunar. Ancak bu önerme, zamanla bir ezbere dönüşebiliyor. Girişimcilerin, her fikri ille de bir probleme bağlamaya çalışması, yaratıcı düşüncenin doğasını sınırlayabiliyor.
Çünkü bazı fikirler, doğrudan bir sorun çözmez.
Bazen sadece iyi hissettirir, eğlendirir, bağ kurdurur ya da yeni bir deneyim sunar. İnsanlara yepyeni bir davranış biçimi kazandırır.
Instagram buna en bilinen örneklerden biri. Uygulama ilk çıktığında kimsenin kare filtreli fotoğraflar paylaşmaya dair bir problemi yoktu. Ama bu yeni deneyim, insanların kendilerini ifade etme biçimini dönüştürdü.
Benzer şekilde, Duolingo dil öğrenimini problem çözme alanından çıkarıp bir eğlenceye dönüştürdü. Öğrenmenin sıkıcılığına değil, sürekliliğin keyfine odaklandı.
IDEO’nun kurucularından David Kelley, bu konuya tasarım perspektifinden yaklaşıyor.
TED konuşmasında şöyle diyor:
“Yaratıcılık sadece sorun çözmek değildir; insanlara anlamlı bir şey hissettirebilmektir.”
Bu noktada düşünmeye değer bir soru ortaya çıkıyor:
Problem çözmeye çalıştığımız için mi yola çıkıyoruz, yoksa bir şey hissettirmek istediğimiz için mi?
Yani girişimin çıkış noktası bir “dert” değil, bir “duygu” da olabilir.
Kullanıcının hayatında eksik olan şey bazen bir çözüm değil, bir bağ, bir his, bir hafifliktir.
Bu konuda kapsamlı bir bakış açısı sunan bir kitap önerim var:
???? Seth Godin – İkarus Yanılgısı: Daha Fazlasını Arzula, Daha İleriye Uç
Bu kitapta Godin, "güvenli sularda kalma" düşüncesini eleştiriyor ve yaratıcılığın sadece çözüm üretmek değil, anlam ve bağlantı yaratmak üzerine kurulu olduğunu anlatıyor.
“Sanat, iz bırakan iştir. Ve iz bırakmak için mutlaka bir problemi çözmek zorunda değilsin.”
Kitap, sadece girişimcilere değil, yaratıcı üretimde bulunan herkese “sıradışı olmanın” değerini anlatıyor. Problem çözmek değil, hissedilmek gerektiğini savunuyor — tıpkı bu yazının ana fikri gibi.
Bugün birçok girişim çözüm değil, bağ yaratıyor. Yani mesele sadece işlev değil, his. Kullanıcının dünyasında nasıl bir yer açtığın.
???? Bu konuyla bağlantılı olarak, haftalık video önerim de:
David Kelley – How to Build Your Creative Confidence
Empati temelli düşünce ve yaratıcı güven inşası üzerine kısa ama etkili bir TED konuşması.
???? İzlemek için tıklayabilirsiniz.
???? Peki sizce bir fikrin mutlaka bir problemi çözmesi mi gerekir, yoksa sadece anlamlı bir deneyim sunması da yeterli midir?
Yorumlarınızı duymaktan memnuniyet duyarım.
Haftaya görüşmek üzere.
Girişimcilik



Yorum Yap