
Haberi Dinle
Kadın Sesi
Girişimcilikte liderlik tarzı kişiye özgüdür. Her girişimci kendi değerlerini ve kişiliğini yönetim anlayışına yansıtır. Ancak işin büyüyüp büyümemesi noktasındaki ayrım çok net: mikro yönetim ile birlikte çalışmak arasındaki fark.
Mikro yönetim, liderin ekibin attığı her adıma müdahil olmasıdır. Hangi mailin nasıl yazılacağından, hangi tasarımın onaylanacağına kadar her şey liderin kontrolünden geçer. Bu yaklaşım kısa vadede düzenli gibi görünür ama uzun vadede ekibi köreltir. İnsanlar hata yapmaktan çekinir, fikirlerini saklar, kendi kararlarını almak yerine sürekli onay bekler. Böyle bir ortamda işin ölçeklenmesi imkansız hale gelir; çünkü hem ekip bağımlı hale gelir hem de liderin zamanı dar boğaz olur.
Birlikte çalışmak ise aynı yakınlığı farklı bir amaçla kullanır: öğretmek, rehberlik etmek ve vizyonu aktarmak. Lider, kritik anlarda ekibiyle masaya oturur, sürece dahil olur ama kontrol etmek için değil; nasıl düşündüğünü göstermek ve birlikte keşfetmek/öğrenmek için. Ekip, yalnızca ne yapılacağını öğrenmez; aynı zamanda neden ve nasıl yapıldığını da anlar. Bu da onlara bağımsız hareket etme gücü kazandırır. Sonraki adımlarda ekip daha hızlı, daha doğru ve daha uyumlu ilerler.
İnce çizgi şurada: Mikro yönetimde lider işi yapar, ekip izler. Birlikte çalışmada lider ekip ile beraber yapar, sonra geri çekilir. İlki bağımlılık üretir, ikincisi ise bağımsızlık. İlki küçültür, çünkü liderin zamanı dar boğaz olur, ikincisi büyütür çünkü zamanla herkes lider gibi düşünür ve uygular.
Sonuç olarak, herkesin liderlik tarzı otantiktir; kendine özgüdür. Ama yönetim tarzı seçiminde işin büyümesi açısından tablo nettir: Mikro yönetim ölçeklenmeyi boğar, birlikte çalışmak ise büyümeyi hızlandırır.
GirişimcilikMikro yönetimEkip









Yorum Yap