
Haberi Dinle
Kadın Sesi
Kitle fonlamasına bu kadar yoğun yatırım yapmamın en önemli sebeplerinden biri, Türkiye’de bu sistemin SPK mevzuatına tabi olarak yürütülmesi. Şirketlerin ön inceleme, değerlendirme ve yatırımcıya sunulma süreçlerinin önemli bir kısmı profesyonel ekipler tarafından yürütülüyor. Bu sayede yatırımcı olarak şirket bulma, hukuki süreçleri yönetme veya hisse devri gibi operasyonel yüklerle birebir uğraşmak zorunda kalmıyoruz. Elbette zaman zaman görüşümün alındığı girişimler oluyor; bunu inkâr etmiyorum. Ancak genel olarak Türkiye’deki kitle fonlamasının beni yormamasının temel nedenlerinden biri de bu düzenli ve güven veren yapı.
Kitle fonlaması ülkemiz için henüz yeni bir yatırım modeli olsa da zaman içinde bilinirliğinin ciddi şekilde artacağına inanıyorum. Özellikle birkaç başarılı exit gerçekleştiğinde, hem yatırımcı ilgisinin hem de girişimci kalitesinin bu alana daha fazla yöneleceğini düşünüyorum.
Yine neden bu kadar çok şirkete yatırım yaptığıma gelirsek; bu tamamen yatırım anlayışımla ilgili. Ben şirketlere yalnızca finansal varlık olarak bakmıyorum. Onları adeta bir koleksiyon gibi görüyorum. Doğru zamanda, doğru şekilde katkı sunabileceğime inandığım noktalarda müdahil olmaktan da çekinmiyorum.
Kitle fonlamasını güçlü kılan unsurlardan biri de kitlenin gücü. Birkaç girişim sermayesi fonu (VC), ne kadar güçlü olursa olsun, binlerce yatırımcıdan oluşan bir kitlenin oluşturduğu etkiyle her zaman yarışamaz. Kitle; tanınırlık, pazarlama, geri bildirim ve doğal PR açısından girişimlere çok önemli katkılar sağlar. Bu etki, özellikle erken aşama şirketler için ciddi bir avantajdır.
Tabii ki tanınırlığın da bir sınırı var. Bir noktadan sonra bu girişimciye tek başına başarı getirmiyor; daha çok motivasyon sağlayan bir unsur hâline geliyor.
Her kitle fonlama şirketine yatırım yapılır mı? Bana göre kesinlikle hayır. Bunun birçok sebebi var. Öncelikle girişimcinin kalitesi, karakteri, azmi ve inancı en kritik kriterler arasında yer alıyor. Bunlar zaman içinde daha net ortaya çıkan özellikler olsa da bu konular yatırım kararında büyük önem taşıyor.
Bunun yanında platform seçimi de oldukça önemli. Güven veren, seçici davranan ve kaliteli girişimleri yatırımcıyla buluşturan platformlar her zaman bir adım önde olacaktır. (Örneğin, Fonangels.)
Son olarak değerleme konusu da benim için vazgeçilmez kriterlerden biri. Uçuk değerlemelere her zaman mesafeli yaklaşıyorum. Özellikle yüksek faiz ortamında yatırımcı parasını ciddi bir risk alarak girişimlere yönlendiriyorsa, girişimcinin de bu süreçte makul değerlemelerle yatırımcıya karşı fedakârlık göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Sağlıklı bir yatırım ekosistemi, ancak girişimci ile yatırımcı arasındaki bu dengenin doğru kurulmasıyla oluşabilir.
Kitle fonlamasıGirişim yatırımıStartup yatırımıSpk kitle fonlamasıYatırım kriterleriGirişimcilikFonangelsYatırımcıGirişim finansmanı


Yorum Yap