Startupokrat: Girişimcilik Ekosisteminin Yeni Vicdanı
Haberi Dinle
Kadın Sesi

Türkiye’de girişimcilik ekosistemi hiç olmadığı kadar hızlı büyüyor.
Startuplar çoğalıyor, Tekmer’ler açılıyor, melek yatırımcı sayısı artıyor, hızlandırma programları çeşitleniyor, fonlar derinleşiyor, medyanın ilgisi genişliyor.

Her şey büyüyor ama bir şey eksik:
Ekosistemin ortak bir vicdanı yok.

Doktorların Hipokrat yemini var.
Pilotların uçuş yemini var.
Avukatların mesleki yemini var.
Hatta bazı spor kulüplerinin “ahlaki tüzükleri” bile var.

Peki yüzlerce girişimin kaderini, milyonlarca liralık yatırım turunu, binlerce hayali etkileyen ekosistem neden böyle bir etik çerçeveden yoksun?

Bu soruyu bana düşündüren, sevgili abim Kürşat Köz’ün sohbet sırasında söylediği o cümle oldu:

“Abi ekosisteme giren herkes önce bir yemin etsin. Nasıl doktorların bir yemini varsa, girişimcilik ekosisteminin de bir yemini olmalı.”

Ve o anda bir ışık yandı.
Hipokrat tıbbın vicdanıysa…
Girişimciliğin de bir vicdanı olmalı.

İşte o vicdanın adı artık belli:

Startupokrat.

Startupokrat Nedir?

Startupokrat;
girişimcilik ekosisteminin etik duruşunu, ahlaki pusulasını, paydaş sorumluluğunu ve kültürel bütünlüğünü ifade eden yeni bir kavramdır.

Başka bir deyişle:

Startupokrat = Startup dünyasının Hipokrat’ıdır.

Nasıl Hipokrat doktorun karakterini çerçeveliyorsa,
Startupokrat da girişim ekosisteminde yer alan herkesin davranışını çerçeveler.

Bu yemin sadece girişimciye ait değildir.
Çünkü bu ekosistemde yalnız girişimci yoktur.

Startupokrat:

  • Girişimcinin,

  • Yatırımcının,

  • Mentorluk yapanın,

  • Hızlandırma programının,

  • Tekmer’in,

  • Kurumsal şirketlerin,

  • Medyanın,

  • Kamu kurumlarının,

  • Ve hatta LinkedIn’de yorum yapanların bile
    sorumluluğunu kapsar.

Bu yüzden Startupokrat, bir kişi için değil, bir topluluk için oluşturulmuş bir etik sözleşmedir.

Neden Startupokrat’a İhtiyaç Var?

Çünkü ekosistemin en büyük sorunlarının %90’ının temelinde tek bir şey yatıyor:

Söz verilmemiş bir düzen.

Bir girişimci, 6 ay boyunca yatırımcıdan “seni takip ediyoruz” cevabını alıyor ama gerçekte takip eden yok.
Bir mentor, girişimciyle toplantıya gelmiyor ama sosyal medya hikâyesinde “ekosisteme destek veriyoruz” yazıyor.
Bir kurumsal şirket, POC sözü verip aylarca cevap vermiyor.
Bir hızlandırma programı, girişimcinin zamanını gereksiz toplantılarla boğuyor.
Bazı girişimciler ise gerçek başarı yerine algı yaratmaya oynuyor.

Bu döngü ne doğrudur ne de uzun vadede sürdürülebilir.

Bu yüzden ekosistemin ortak bir sözleşmeye, ortak bir vicdana ihtiyacı var.

Startupokrat işte bu ihtiyacı karşılıyor.

Startupokrat Yemini: Ekosistemin Kalbi

Startupokrat, tek bir cümlede özetlenebilir:

“Engelleyen değil destekleyen, yıkan değil inşa eden, küçümseyen değil güçlendiren olacağıma söz veriyorum.”

Ama tabii bu sadece bir cümle değil.
Bir duruş.
Bir zihniyet.
Bir kültür.

İsterseniz Startupokrat yemininin çekirdeğine birlikte bakalım:

• Değer üretmeden değer beklemem.
• Ego ile değil etki ile hareket ederim.
• Verdiğim sözün arkasında dururum.
• Şeffaf, dürüst ve adil davranırım.
• Kimsenin hayalini küçümsemem.
• Bilgi sahibi olmadığım konuda yönlendirme yapmam.
• Empatiyi pusula edinirim.
• Ekosistemin büyümesine katkı sunarım.
• Birlikte başarmanın gücüne inanırım.

Bu yemin, sadece bir metin değildir.
Ekosisteme giren herkesin taşıması gereken karakter standardıdır.

Startupokrat Ekosistemi Nasıl Değiştirir?

Çok net söyleyeyim:

Startupokrat yaygınlaşırsa Türkiye’de girişimcilik ekosistemi birkaç yıl içinde bambaşka bir seviyeye gelir.

Nasıl mı?

Güven kültürü kök salar.
Girişimci yatırımcıya, mentor girişimciye, kurumsal programa güvenmeyi öğrenir.

Yanlış davranışlar görünür olur.
Ekosistem kendini filtreler; ciddi, sorumluluk sahibi paydaşlar öne çıkar.

Söz verme disiplini oluşur.
“Döneriz.”
“Bakarız.”
“Takipteyiz.”
gibi cümleler tarih olur.

Bilgi paylaşımı artar.
Saklanan tecrübeler açığa çıkar, ekosistem hızla olgunlaşır.

Birlikte iş yapma kültürü güçlenir.
Rekabet değil kolektif değer üretimi öncelik hâline gelir.

Nihayetinde Startupokrat, sadece bir yemin değil; bir toplumsal girişimcilik hareketinin başlangıcıdır.

Startupokrat Bir Yemin Değil, Bir Kültür Çağrısıdır

Bu kavramı ortaya atarken niyetimiz kimseyi zorlamak değil;
tam tersine, herkesin içinde zaten var olan iyi niyeti bir çerçeveye oturtmak.

Çünkü biliyoruz ki:

✔ Girişimciler adanmış insanlar.
✔ Yatırımcılar bu ülkenin geleceğine inanan insanlar.
✔ Mentorlar bildiğini paylaşmak isteyen insanlar.
✔ Tekmer’ler girişimcinin ilk yol arkadaşı.
✔ Kurumsallar doğru iş birlikleriyle ekosisteme değer katıyor.
✔ Medya görünürlük kazandırıyor.
✔ Kamu destekleri yolu açıyor.

Bu kadar güzel paydaşın bir arada olduğu bir yerde neden ortak bir vicdan olmasın?

Son Olarak: Startupokrat Bir Kavram Değil, Bir Etik Duruştur

Bugün burada bir kavramı değil, bir dönüşümü teklif ediyoruz.

Startupokrat:

  • Ekosistemin etiğini belirler.

  • Kültürünü şekillendirir.

  • Sözün değerini yükseltir.

  • Güveni yeniden inşa eder.

  • Dayanışmayı kalıcı kılar.

  • Türkiye’yi girişimcilikte bir “kültür markası” hâline getirir.

Ve bu dönüşüm, bir kişinin değil;
hepimizin omuz omuza yürüttüğü ortak bir yolculuktur.

Bugün bu kavramı ortaya koyuyoruz.
Yarın bunu ritüele dönüştüreceğiz.
Sonra kültüre…
Sonra ekosistemin tamamına…

Çünkü:

Hipokrat tıbbın vicdanıysa, Startupokrat girişimciliğin vicdanı olacak.

Ve biz buna hazırız.

 

Yazan: İsa Uysal
İlham: Kürşat Köz ve girişimcilik ekosistemindeki tüm paydaşlar

Girişim ekosistemiStartupokrat
İsa UYSAL
İsa UYSAL
Orion Tekmer Genel Müdürü

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.