Türkiye'de Yatırımcı "Hayır" Demez, "Şu An Değil" Der
Haberi Dinle
Kadın Sesi

Toplantı bitiyor. Kurucu pitch'ini sunmuş, sorulara cevap vermiş, ekran kapanmış. Karşısındaki yatırımcı — bir VC fonunun direktörü — gülümsüyor:

"Hikâyeyi sevdim. Ekibi de beğendim. Şu an erken bizim için, biraz daha ölçeklenmiş olarak gelin, gelir 100 bin doları geçince konuşalım. Çok yakın takipteyiz."

Kurucu çıkıyor. Arkadaşlarına mesaj atıyor: "İlgileniyorlar, biraz büyüyünce yatırım turu açabiliriz." O akşam ekibe motivasyon konuşması yapıyor: "Hedefe odaklanalım, gelir tarafında basalım, fon hazır bekliyor."

Aradan altı ay geçiyor. Gelir 100 bin doları geçmiş. Kurucu tekrar yazıyor. Bu sefer cevap: "Harikasınız, bir sonraki çeyreğe kadar bekleyelim, makro biraz otursun." Bir altı ay daha. Bu sefer: "Şu an benzer bir dikeye yatırım yaptık, çatışma olmasın, bir sonraki fonda değerlendirelim."

Toplam bir yıl. Kurucu hâlâ "yakın takipteyim" sanıyor. Aslında o yatırımcı ilk gün hayır demişti. Sadece kibarca demişti.

Türk VC Kültürünün Sessiz Sözlüğü

Türkiye'deki yatırımcı ekosisteminin garip bir özelliği var: net "hayır" cümlesi neredeyse hiç telaffuz edilmiyor. Yerine kullanılan ifadeler bir folklor seviyesine ulaşmış durumda:

"Şu an erken." "Bir sonraki çeyreğe bakalım." "Yakın takipteyiz." "Tematik olarak çok ilgili değiliz ama izleyelim." "Sizinle bir sonraki turda olmak isteriz."

Bu cümlelerin hepsi aslında tek bir cevabın farklı kıyafetleridir: Hayır. Ama bu kıyafetlerin o kadar zarif dikilmiş ki, kurucu çoğu zaman içindekini fark etmiyor. Bir sonraki turda hatırlatmak için takvime not düşüyor, KPI'ları onların "kıstaslarına" göre kuruyor, yatırımcı toplantısı için uçaklara biniyor.

Bu bir kötülük değil. Türk VC kültürünün — ve genel olarak Türk profesyonel kültürünün — net olumsuz cümle kurmaktan kaçınması, kişisel bir nezaket refleksi. Yatırımcı da insandır; karşısındaki kurucuya ay sonu maaş ödediğini, evine ekmek götürdüğünü, hayalini anlattığını biliyor. "Hayır, biz yatırım yapmayız" demek kolay değil. "Şu an değil" demek hem kapıyı açık bırakır, hem hiç kimseyi incitmez.

Sorun şu ki: kapıyı açık bırakmak, kurucuyu o kapıda yıllarca beklemeye mahkûm ediyor.

"Hayır" Acıdır Ama Ucuz; "Şu An Değil" Tatlıdır Ama Pahalı

Net bir hayır, kurucuya bir şey kazandırır: zaman. Kurucu o yatırımcının kapısını çalmayı bırakır, başka kapılara yönelir, KPI'larını başkasına göre değil kendi şirketine göre kurar. Acı bir cümle, ama bir kerelik fatura keser ve geçer.

"Şu an değil" cümlesinin faturası ise yıllara yayılır. Çünkü kurucu o cümleyi alarak bir yatırımcı havuzunda yarım yatırımcı olarak tutar. Tam değil — çünkü gerçekte fon olmuyor. Hayır da değil — çünkü teknik olarak kapı açık. Bu yarım statü, şirketin nakit planlamasını, ekip büyütmesini, hatta ürün yol haritasını etkiliyor. Kurucu altı ay sonra yatırım alacağını sandığı için bugünkü harcamaları rahat yapıyor; oysa o yatırım hiç gelmeyecek.

İki yıl sonra kurucu fark ettiğinde ortada hem yatırım yok, hem kasa boş, hem de boşa harcanmış zaman var.

Kurucu Cephesinde: "Şu An Değil"i Hayır Olarak Okumamak da Bir Tercih

Bu hikâyenin sadece yatırımcı tarafı yok. Kurucunun da içinde bulunduğu bir gerçeklik kaçışı var. Çünkü "şu an değil" cümlesini hayır olarak okumak, yatırımcı listesinin küçülmesi, alternatif bulma baskısının artması, eve daha umutsuz dönmek demek.

Hâlbuki "yakın takipte" cümlesini bir vaat olarak yorumlamak çok daha rahatlatıcı: ekibe söylenecek bir hikâye var, eşe-dosta anlatılacak bir gelişme var, takvimin altı ay sonrasında bir umut var. Bu yüzden kurucular çoğu zaman yatırımcının cümlesini olduğundan daha pozitif yorumluyor — çünkü öyle yorumlamak duygusal olarak ucuz.

Olgun kurucu, bir yatırımcı toplantısından çıktığında kendine şu soruyu sorabilen kurucudur: "Bu kişi bana yatırım yapmak istiyor mu, yoksa bana iyi davranmak mı istiyor?" İkisi aynı şey değil. İyi davranan herkes para vermiyor; para verecek olan ise bunu net söylüyor.

Net Hayır Bir Hediyedir

Bir kurucu olarak en değerli yatırımcı, sana paranı veren değil; veremeyeceğini ilk gün net söyleyen yatırımcıdır. Çünkü o kişi sana en pahalı kaynağını geri veriyor: zamanını.

"Şu an değil" diyen yatırımcı sana nazik davranıyor. "Hayır, bu yatırım bizim için doğru değil, sebebi şu" diyen yatırımcı sana saygı gösteriyor. İkincisi nadir, ama aradığın o.

Çünkü bu sektörde belirsizlik kibar bir tuzaktır. Ve en pahalı tuzak, kapıyı çarpmadan kapanan tuzaktır.

Türkiye vc kültürüStartup yatırımıGirişimcilikYatırımcı ilişkileri
Ömer YURTTAŞ
Ömer YURTTAŞ
Finansal Teknolojiler Uzmanı

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.