2025’in Z Raporu ile 2026’ya Bakarken
Haberi Dinle
Kadın Sesi

2026 yılının ilk yazısında, geriye dönüp 2025 yılının kısa ama net bir z raporunu sizinle paylaşmak istiyorum. Çünkü girişimcilik ekosisteminde sağlıklı ilerlemek için yalnızca gelecek planlarını değil, geride kalan yılın fotoğrafını da doğru okumak gerekiyor.

2025 yılı boyunca girişimcilik başlığında 363 saat eğitim1032 mentorluk ve danışmanlık görüşmesi gerçekleştirdim. Önceki yıllarla birlikte değerlendirdiğimizde ise toplamda 771 saat eğitim ve 3796 mentorluk–danışmanlık görüşmesi ile yılı tamamladık. Bu rakamlar sadece yoğunluğu değil; sahadaki sorunları, eğilimleri ve ihtiyaçları da açıkça görmemizi sağlıyor.

Yılın bitimi ve yeni yılın ilk günleri ise adeta bir bilgi bombardımanı ile geçti. Özellikle teknoloji girişimlerini ve Ar-Ge yapan şirketleri doğrudan ilgilendiren önemli düzenlemeler peş peşe geldi.

Cumhurbaşkanlığı kararıyla, Teknoparklar ve Ar-Ge merkezlerinde uzaktan çalışma uygulaması 31.12.2026 tarihine kadar uzatıldı. Bilişim personeli için %100, diğer personel için %75 oranında uzaktan çalışma imkânı devam edecek. Bu karar, insan kaynağı planlaması ve operasyonel yapı açısından ciddi sonuçlar barındırıyor.

Bununla birlikte, istisna ve indirim tutarlarının 500 bin TL’yi aşması durumunda yeminli mali müşavir tasdik raporu zorunlu hâle getirildi. Ayrıca daha önce 2 milyon TL olan zorunlu yatırım tutarı 5 milyon TL’ye yükseltildi. 

Destek tarafında da önemli hareketlilik var. KOSGEB İş Geliştirme Desteği başvuruları başladı. 31 Ocak’a kadar, kuruluşunun üzerinden 36 ay geçmemiş şirketlerin başvurması gerekiyor. Bu çağrıda önceki dönemlere göre bazı kritik değişiklikler bulunuyor; mutlaka detaylı şekilde incelenmesini tavsiye ediyorum.

Aynı şekilde TÜBİTAK 1507 ve 1501 çağrıları da açıldı. Ar-Ge yapan, ürününü ticarileştirmek isteyen her teknoloji girişiminin bu çağrıları ajandasına alması artık bir tercih değil, zorunluluk.

Tam da bu noktada, köşe yazılarımızda sürdürdüğümüz “Şirket Kurmadan Önceki En Kritik Soru” serisine devam edebiliriz.

Şirket Kurmadan Önceki En Kritik Soru 5: Ne Zaman Şirket Kurmalıyım?

Bu hafta, girişimcilerin en çok sorduğu soruya geliyoruz:
“Ne zaman şirket kurmalıyım?”

Bu seride bugüne kadar; ekibi, girişimcinin kendisini, iş fikrinin sahadaki karşılığını ve kaynakları ele aldık. Tüm bu başlıkların ardından zamanlama meselesi, çoğu girişimin kaderini belirleyen eşiklerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Şirket kurmak çoğu zaman bir takvim meselesi gibi görülür. Oysa bu bir tarih değil; bir hazırlık eşiği meselesidir.

Sahada iki uç hatayla sıkça karşılaşıyoruz.
Birincisi; problem doğrulanmadan, müşteriyle temas kurulmadan, gelir modeli netleşmeden şirket kurmak.
İkincisi ise her şey “mükemmel” olsun diye aylarca, hatta yıllarca şirket kurmayı ertelemek.

Her iki yaklaşım da girişimi zayıflatır. Çünkü mesele erken ya da geç değil; doğru zamanda kurmaktır.

Erken şirket kuran girişimciler genellikle şu motivasyonla hareket eder:
“Resmileşirsem daha ciddiye alınırım.”

Oysa şirket kurmak problemi çözmez; sadece sorumluluğu artırır. Vergi, muhasebe, sözleşmeler ve operasyonel yükler; henüz gelir üretmeyen bir yapı için ciddi bir baskı oluşturur. Problem doğrulanmamışsa şirket, girişimi hızlandırmaz; aksine yavaşlatır.

Diğer tarafta ise sürekli erteleyen girişimciler vardır. Ürün biraz daha gelişsin, pazar biraz daha netleşsin, müşteri biraz daha olgunlaşsın… Bu bekleyiş çoğu zaman “hazırlık” gibi görünür; ancak pratikte risk almaktan kaçınmaya dönüşür. Sahaya çıkmadan, satış konuşulmadan ve gerçek geri bildirim alınmadan geçen her süre, girişimin öğrenme hızını düşürür.

Eğer müşteri fatura istiyorsa, sözleşme talep ediyorsa, ödeme yapmak istiyorsa ya da kamu destekleri için tüzel kişilik gerekiyorsa; evet, şirket kurmak artık bir tercihten çok gerekliliktir. Ancak bunların hiçbiri yokken sadece “bir an önce kurayım” refleksiyle atılan adımlar, çoğu zaman maliyet üretir.

Şirket kurma zamanını belirleyen bir diğer kritik unsur iş modelidir.
Bu iş B2B mi, B2C mi?
Satış döngüsü uzun mu, tahsilat hızlı mı?

Kaynak planlaması da bu sorunun ayrılmaz bir parçasıdır.
Şirket kurduğumda kaç ay ayakta kalabilirim?
Gelir gecikirse ne kadar dayanırım?

Bu sorular net değilse, şirket kurmak girişimi ileri taşımaz; kırılgan hâle getirir. Şirketleşme, dayanıklılığı olan yapılar için bir kaldıraçtır; henüz ayakta duramayanlar için ise yük olabilir.

Bir diğer sıklıkla göz ardı edilen başlık ise ortaklık yapısıdır.
Ortaklar net mi? Roller, sorumluluklar ve beklentiler konuşuldu mu?

Bu konuları şirket kurulduktan sonra tartışmak, çoğu zaman geç kalınmış bir hamledir. Ortaklık, şirket kuruluşundan önce zihinsel ve operasyonel olarak netleşmelidir. Aksi hâlde şirket, problemi çözmek yerine yeni problemler üretir.

Problem doğrulanmışsa, müşteriyle temas kurulmuşsa, gelir ihtimali netleşmişse ve kaynak planı yapılmışsa; şirket kurmak işleri hızlandırır.
Ama bunlar yoksa, şirket sadece resmi bir belirsizlik hâline gelir.

Şirket kurmak cesaret değil; zamanlama işidir.
Yanlış zamanda kurulan şirket girişimciyi yormaktadır.

GirişimcilikZ raporuAr-geMentörlükTeknopark
Serhat DUYAR
Serhat DUYAR
Girişimcilik Danışmanı

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.