Ekip Kurarken Yapılan Romantik Hatalar: Bir Aile Değil, Takım Olmak
Haberi Dinle
Kadın Sesi

Girişimcilik dünyasında, özellikle yolun başındaki ekiplerde duyduğum en tehlikeli cümle şudur: "Biz burada bir aile gibiyiz." Bu cümle kulağa ne kadar sıcak, güven verici ve kapsayıcı gelse de, sahada gördüğüm gerçeklik bunun tam tersi bir yıkıma davetiye çıkardığıdır. Bir girişimi aile kavramı üzerine inşa etmek, profesyonelliğin bittiği, duygusal manipülasyonun başladığı ve performansın "hatır gönül" ilişkileri arasında ezildiği bir bataklık yaratıyor. Mentörlük yaptığım girişimlerde, bu "aile" illüzyonuna kapılan kurucuların, veda etmeleri gereken kişilerle vedalaşamadıkları için tüm gemiyi nasıl batırdıklarına defalarca şahit oldum.

Ailede koşulsuz sevgi ve kabul vardır; ne yaparsanız yapın o yapının bir parçası kalmaya devam edersiniz. Oysa bir girişimde bulunma sebebiniz, ortak bir hedefe doğru yüksek performans göstermektir. Bir startup aile değil, yüksek rekabetçi bir spor takımıdır. Sahadaki forvet oyuncusu gol atamıyorsa, defans görevini yapmıyorsa "ama o bizim kardeşimiz" diyerek onu oyunda tutamazsınız. Tutarsanız, maçı kaybedersiniz; maçı kaybederseniz kulüp dağılır. Ben yaşadığım tecrübelerde şunu gördüm: Profesyonel sınırları çizemeyen kurucular, günün sonunda hem işlerini hem de o çok değer verdikleri dostluklarını kaybediyorlar.

Ekosistemde az konuşulan konulardan biri de budur: Performans düşüklüğünü "kültür" adı altında halının altına süpürmek. Erken aşama girişimlerde, kısıtlı kaynaklarla imkansızı başarmaya çalışırken, yanınızdaki kişinin sadece "iyi biri" olması yetmez. Yanınızdaki kişinin o işi en iyi yapan kişi olması, ya da o yolda en hızlı öğrenen kişi olması gerekir. "Biz bir aileyiz" söylemi, genellikle düşük performansı tolere etmek veya mesai kavramını suistimal etmek için kullanılan bir kalkan haline geliyor. Oysa gerçek bir takımda, herkes birbirinin uzmanlığına saygı duyar, birbirini zorlar ve sonuç odaklıdır.

Türkiye’deki girişimcilik kültüründe "ayıp olmasın" duygusu, rasyonel kararların önüne geçiyor. Bir arkadaşınızı ekibe dahil ettiğinizde, ona "işler yürümezse yollarımızı ayırırız" diyemediğiniz her an, girişiminize bir saatli bomba yerleştiriyorsunuz demektir. Benim gözlemim, en sağlıklı büyümenin, rollerin net tanımlandığı, geri bildirimin dürüstçe (ve bazen sertçe) verildiği, duygusal borçluluk hissinin işin önüne geçmediği yapılarda gerçekleştiği yönünde. Birine işini yapmadığını söylemek onu sevmediğiniz anlamına gelmez; bu, projenize ve diğer ekip üyelerinin emeğine duyduğunuz saygının bir gereğidir.

Girişimcilik zor bir yolculuktur ve bu yolculukta size "akraba" değil, sırtınızı yasladığınızda o yükü kaldırabilecek "profesyonel yol arkadaşları" lazımdır. Romantik tanımlamalarla vakit kaybetmek yerine, şeffaf, hesap verebilir ve performans odaklı bir kültür inşa etmek, girişimin hayatta kalma şansını artırır. Unutmayın, şampiyon takımlar birbirini çok sevdikleri için değil, sahada birbirlerinin eksiklerini profesyonelce tamamladıkları ve ortak bir amaca hizmet ettikleri için kupa kaldırırlar.

Kulağa Küpe :Masada hatır gönül değil, veri ve sonuç konuşmalıdır.

GirişimcilikEkipStartupTakım kültürü
Melih UMAR
Melih UMAR
Girişimcillik ve Dijital Dönüşüm Uzmanı

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.