Girişimciliğin Alkışlanmayan Riskleri
Haberi Dinle
Kadın Sesi

Girişimciliğin Alkışlanmayan Riskleri

“Girişimciliği destekliyoruz.”
Bu cümleyi kamu spotlarında, etkinlik sahnelerinde, girişimcilik haftalarında sıkça duyarız. Gerçekten öyle mi peki?

Evet, girişimciliği başlatmak için çeşitli teşvikler var: KOSGEB destekleri, kalkınma ajansı hibeleri, vergi indirimleri, teknokent avantajları… Ama ya sonrası?

Resmi verilere göre Türkiye’de kurulan girişimlerin yaklaşık %60’ı ilk 2 yıl içinde, %90’ı ise 5 yıl içinde kapanıyor. Başlamak kolay, sürdürmek sancılı, sürdüremeyenin sonu ise sessiz. O “destek” dediklerimiz, genellikle başlangıca odaklanıyor; oysa asıl destek ihtiyaç duyulan yer, yürürken tökezlendiğinde, düşmemek için uzanacak bir el.

Bir örnek düşünelim:
Genç bir girişimci yazılım sektöründe bir firma kuruyor. İlk günden itibaren hayallerine ortak olan bir çalışanı da yanına alıyor. Üç yıl boyunca ayakta kalmak için çabalıyorlar. Bazen maaşları gecikiyor, bazen girişimci kendi cebinden harcıyor. Pazarlama yapıyor, ürün geliştiriyor, yatırım kovalıyor, kredi çekiyor. Ama olmuyor. Üçüncü yılın sonunda şirket kapanıyor.

Sonra ne oluyor?

Çalışan için sistem işliyor: Kıdem tazminatı, işsizlik maaşı, SGK kayıtlı geçmiş…

Girişimci içinse?
Kapanan işin ardından ödenecek tazminatları üstlenmiş, kendi hayatını askıya almış, ruhsal ve maddi çöküntü içinde biri var karşımızda. Üstelik devletin sunduğu hiçbir güvenlik ağı yok: Ne işsizlik maaşı, ne sağlık güvencesi, ne yeniden başlama desteği.

Peki ne yapılabilir?

  • Devlet, iflas eden veya kapanan girişimcilere asgari ücret düzeyinde geçici bir işsizlik ödeneği verebilir. En azından birkaç ay boyunca nefes alma fırsatı yaratılabilir.
  • İkinci şansı destekleyen ülkelerde olduğu gibi, yeniden girişimcilik hibeleri veya psikososyal destek programları sunulabilir.
  • Avrupa ülkelerinde girişimcilerin kapanma sonrası yeniden sisteme katılımı için rehabilitasyon ve yeniden eğitim destekleri bulunuyor. Örneğin:
  • Fransa'da girişimi başarısız olanlara yeni iş kurma süreçlerinde danışmanlık ve finansal rehberlik veriliyor.
  • Almanya'da serbest çalışanlar için işsizlik maaşı benzeri bir sistem mevcut.
  • Estonya’da ise kapanan girişimler için dijital ekosistemde yeniden başlama süreçleri çok hızlı ve düşük maliyetli tasarlanmış durumda.

Türkiye’de de artık “başarısız olan girişimci” kavramını yeniden tanımlamamız gerekiyor. Çünkü her başarısızlık, bir sonraki büyük başarıyı mayalayabilir.

 

Evet, girişimcilik bir tercih. Ama bu tercih; hiç alkışlanmayan, yeterince desteklenmeyen, ama en çok umut edilen bir tercih. İşte bu yüzden, ayakta kalma ihtimali %20 bile olsa, tüm bu riskleri göze alıp yola çıkanlar gerçekten büyük cesaret örneği sergiliyor.

Ve bence, bu cesareti gösteren herkes kocaman bir alkışı hak ediyor. ????

Kulağa Küpe :“Girişimcilik sadece başlamakla değil, bitirmekle de cesaret ister. Her aşaması zor, her kararı yalnızdır.”

 

Girişimcilik
Melih UMAR
Melih UMAR
Girişimcillik ve Dijital Dönüşüm Uzmanı

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.