Şirket Kurmadan Önceki En Kritik Soru 7: Bu İş Planı Gerçekten Yol Gösteriyor mu
Haberi Dinle
Kadın Sesi

“Yazılı Bir Metin mi, Çalışan Bir Rehber mi?”

Bu seri boyunca şirket kurmadan önce sorulması gereken en kritik eşikleri adım adım ele almaya gayret ediyorum. Ekibi sorguladık, girişimcinin kendisiyle yüzleşmesini konuştuk, fikrin işe dönüşüp dönüşemeyeceğini irdeledik, kaynakları planladık, şirketleşme zamanını değerlendirdik ve iş modelinin sahada çalışıp çalışmadığını test ettik.

Bu yazıda ise tüm bu soruların çıktısını bir araya getiren ama çoğu zaman yanlış konumlanan bir başlığa geliyoruz; İş planı.

Birçok girişimci için iş planı bir yol haritası değil, bir gereklilik belgesi olarak görülür. Oysa şirket kurmadan önce sorulması gereken asıl soru şudur: Bu iş planı bana gerçekten yol gösteriyor mu?

İş planı, geleceği kusursuz şekilde tahmin eden bir metin değildir. Aksine; belirsizlik altında karar almayı kolaylaştıran bir çerçevedir. Eğer iş planı, girişimciye “önümüzdeki ay neye odaklanmalıyım, hangi varsayımı test etmeliyim, hangi riski izlemeliyim” sorularının cevabını vermiyorsa; o plan raflık bir dokümana dönüşür.

Pazar büyüklüğü, müşteri profili, fiyatlama, satış kanalları… Bunlar sahadan gelen geri bildirimlerle mi şekillendi, yoksa masa başında mı kurgulandı? Varsayımlar elbette olacaktır; ancak hangi bilginin varsayım, hangisinin test edilmiş olduğu net değilse, iş planı girişimciyi yanıltır.

Bir diğer kritik başlık, iş planının zamanla ilişkisidir.
Bu plan, girişimciye hangi ay hangi adımı atacağını söylüyor mu? Yoksa genel ifadelerle dolu bir niyet metni mi? Sahada çalışan iş planları; yapılacaklar listesi üretir, öncelik belirler ve dağılmayı engeller. Zamanı yönetmeyen bir iş planı, girişimi de yönetemez.

Finansal projeksiyonlar ise iş planlarının en hassas ama en fazla hayal kırıklığı üreten bölümüdür.
Şu soruyu sormak gerekir: Bu rakamlar istek mi, ihtimal mi, senaryo mu?
Tek bir iyimser tablo yerine; gerçekçi, temkinli ve kötü senaryo çalışılmamışsa, iş planı riskleri görünmez kılar. Oysa iş planının görevi yatırımcıyı etkilemek değil; girişimciyi sürprizlerden korumaktır. Tutarlı adımlar atmasını sağlamaktır.

İş planının değerini belirleyen bir diğer unsur da güncellenebilir olmasıdır.
Pazar değiştiğinde, müşteri geri bildirim verdiğinde, maliyetler arttığında plan revize edilebiliyor mu? Yoksa bir kez yazılıp sabitlenen bir metin mi? Girişimcilik yolculuğu dinamik bir süreçtir; sabit planlar, değişken sahada işlevini hızla kaybedebilmektedir.

Risk başlığı ise çoğu iş planında ya yüzeysel geçilir ya da tamamen atlanır.
Oysa sorulması gereken nettir: Bu işin en büyük üç riski ne ve bu riskler gerçekleşirse ne yapacağım?
B planı olmayan iş planları, iyimserliğe yaslanır. Oysa gerçekçi planlar, belirsizliği kabul eder ve alternatif yolları önceden düşünür.

Sonuç olarak; iş planı bir “tamamlanmış belge” değil, yaşayan bir rehber olmalıdır.
Girişimci her dönüm noktasında bu plana dönüp bakabiliyorsa, kararlarını bu çerçevede gözden geçirebiliyorsa; iş planı amacına hizmet ediyor demektir. Aksi hâlde, ne kadar kalın olursa olsun, sadece yazılı bir metin olarak kalır. İyi bir iş planı, geleceği garanti etmez; ama girişimcinin yolunu kaybetmesini engeller.

Girişimcilikİş geliştirmeİş kurma rehberleriSerhat duyar
Serhat DUYAR
Serhat DUYAR
Girişimcilik Danışmanı

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.