Türkiye Girişimcilik Ekosisteminde Bardağın Boş Tarafı
Haberi Dinle
Kadın Sesi

Türkiye’de girişimcilik ekosistemi son yıllarda ciddi bir ivme kazandı. Ancak hâlâ birçok alanda gelişmiş ülkelerle aramızda belirgin farklılıklar bulunmakta. Kültür, disiplin, motivasyon ve tüketim alışkanlıkları noktasında girişimcilik kültürümüz, çoğunlukla kısa vadeli başarı beklentileri üzerine kurulu haldedir. Oysa olgun ekosistemlerde sabır, uzun vadeli vizyon ve sürdürülebilir büyüme anlayışı çok daha baskın durumdadır. Bizde ise girişimciler çoğu zaman hızlı sonuç alma baskısıyla motivasyonlarını kaybedebilmektedir.

 

Kurucu takım konusu da önemli bir ayrışma noktasını oluşturmaktadır. Dünyanın önde gelen girişim merkezlerinde, ekiplerin yetkinlik çeşitliliği ve uzun vadeli uyumu üzerine ciddi çalışmalar yapılırken; bizde hâlâ arkadaşlık ilişkileri ya da yakın çevreden ekip kurma eğilimi yüksek durumda. Bu da sürdürülebilirlik açısından zayıf bir temel oluşturmaktadır. Finans ve yatırım tarafında ise Türkiye’de fonlara erişim görece kısıtlı, yatırımcıların risk iştahı düşük durumdadır. Gelişmiş ekosistemlerde girişimciler daha erken aşamada yatırım alabilirken bizde süreç hem uzun hem de girişimcileri yormaktadır.

 

Globalleşme başlığı altında ciddi bir fırsat alanı mevcut. Türkiye’den çıkan girişimler genelde iç pazara odaklanıyor ve küresel pazarlara açılma konusunda geç kalmaktadır. Oysa global ekosistemlerde müzakere, anlaşma stratejileri ve uluslararası ağlara erişim, daha yolun başında kurgulanıyor. Bizde “önce içeride büyüyelim” yaklaşımı, dış pazarlarda zaman kaybettirmektedir. Networking kültürü de aynı şekilde; gelişmiş ekosistemlerde girişimciler için networking bir refleks iken bizde hâlâ “tanıdık çevre” ağırlıklı bir ilerleyiş bulunmaktadır

 

Eğitim, market stratejisi, risk yönetimi ve entelektüel sermaye tarafında da benzer boşluklar söz konusu. Türkiye’de girişimciler risk almayı göze alsalar da, risk yönetimi stratejileri çok zayıf haldedir. Entelektüel sermayeyi koruma bilinci düşük, patent ve fikri haklar çoğunlukla geç akla gelmektedir. İş modeli geliştirme sürecinde ise çoğu girişim, yatırımcı odaklı hazırlanmış sunumlarla yetiniyor; oysa daha gelişmiş ekosistemlerde iş modeli sürekli test edilip pivotlarla güçlendirilmektedir.

 

Hasılı, teknoloji kullanımı, marka stratejisi, vizyon-misyon belirleme ve zaman yönetimi alanlarında da hâlâ alınacak çok yol var. Bardağın dolu tarafını görmek bizi motive etse de, boş tarafını görmek gerçeği kabullenmemiz açısından daha değerli. Türkiye girişimcilik ekosistemi dinamik, genç ve potansiyeli yüksek; ancak küresel ölçekte kalıcı başarılar için disiplin, uzun vadeli bakış açısı ve uluslararası uyum konularında daha fazla yol kat etmemiz gerekmektedir.

 

GirişimcilikGirişim ekosistemiFinans ve yatırım
Serhat DUYAR
Serhat DUYAR
Girişimcilik Danışmanı

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.