Bir Yatırımcı Toplantısının Transkripti
Haberi Dinle
Kadın Sesi

Aşağıdaki toplantı kurgudur. Ama her repliği bir yerlerde gerçekten söylendi.

Salon. Bir VC ofisinin cam duvarlı toplantı odası. Masada su şişeleri. Kurucu (Deniz), yanında CTO'su. Karşıda iki kişi: bir partner (Kaan) ve bir analist (Ece). Toplantı 45 dakikaya ayarlı.

Kaan: Hoş geldiniz. Deck'i inceledim, epey ilgimi çekti. Ekip olarak ne kadar süredir birliktesiniz?

(Toplantının ilk sorusu ürün değil, ekip. Erken aşamada yatırımcı ürünü değil, ürünü yapacak insanları alıyor. Kaan pazarı zaten biliyor; bilmediği şey bu iki kişinin baskı altında birbirini dinleyip dinlemeyeceği.)

Deniz: Beş yıldır. Önceki şirkette birlikte çalıştık, ayrılıp bunu kurduk.

Kaan: Güzel. Anlat bakalım, ne yapıyorsunuz?

Deniz: Biz aslında B2B SaaS alanında, KOBİ'lerin operasyonel süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren, yapay zekâ destekli bir platform kuruyoruz. Uzun vadede sektörün işletim sistemi olmayı hedefliyoruz.

(İlk hata. Bu cümlede beş adet moda kelime var ve hiçbiri bir şey anlatmıyor. Kaan şu an "ne satıyorsunuz, kime, kaça" sorusunun cevabını arıyordu; onun yerine bir vizyon slaytı dinledi. Doğrusu şu olurdu: "Muhasebecilerin fatura girişini otomatikleştiriyoruz. 40 muhasebe ofisi ayda 3.000 lira ödüyor.")

Ece: Şu an kaç müşteriniz var?

Deniz: Şu an 40 aktif kullanıcımız var, pilot aşamasındayız.

Ece: Kullanıcı mı, müşteri mi?

(Analistin en tehlikeli sorusu budur. "Kullanıcı" kelimesi çoğu zaman "ödemeyen" demektir ve kurucular bu ikisini bilerek ya da bilmeyerek karıştırır. Ece bunu duymak için sordu.)

Deniz: 12'si ödüyor. Diğerleri ücretsiz denemede.

Kaan: 12 ödeyen müşteride aylık ne kadar geliriniz var?

Deniz: Aylık 90 bin lira civarı.

(Deniz burada doğru olanı yaptı: net rakam verdi, süslemedi. "Civarı" kelimesi bile gereksizdi ama zararsız. Rakam küçük olabilir; küçük rakamı net söylemek, büyük rakamı bulanık söylemekten her zaman daha iyidir.)

Kaan: Peki bu 12 müşteri nasıl geldi?

Deniz: Çoğu referansla. Birkaçı LinkedIn'den yazdı.

Kaan: Yani satış ekibiniz yok, siz mi satıyorsunuz?

Deniz: Evet, şu an ben satıyorum.

Kaan: İyi. Öyle devam edin.

(Kurucular bu cevabı beklemez; "satış ekibi kurmalısınız" duymayı bekler. Ama erken aşamada kurucunun kendi satması, en değerli sinyaldir. Kaan burada "ürün-pazar uyumu var mı" sorusunun cevabına yaklaşıyor.)

Ece: Churn oranınız ne durumda?

Deniz: Şu ana kadar kimse ayrılmadı.

Ece: Kaç aydır ödüyorlar?

Deniz: En eskisi dört ay.

(Ece'nin ikinci sorusu, birincinin gerçek anlamını ortaya çıkardı. "Kimse ayrılmadı" cümlesi dört aylık bir üründe hiçbir şey ifade etmez. Deniz yalan söylemedi; ama tek başına ilk cümle bir başarı gibi duruyordu. Deneyimli analist her zaman ikinci soruyu sorar.)

Kaan: Pazar büyüklüğü konusunda ne düşünüyorsunuz?

Deniz: TAM'ımız 14 milyar dolar. Türkiye'de 3 milyon KOBİ var, hepsinin bu ihtiyacı var.

(İkinci ciddi hata. Bu rakam bir hesaplama değil; bir dilek. Kaan şu an şunu düşünüyor: "3 milyon KOBİ'nin kaçı buna bugün para öder?" Doğrusu şuydu: "Türkiye'de 12 bin muhasebe ofisi var. Bunların 4 bini bu ölçekte. Yıllık 36 bin lira ödeselerse 144 milyon liralık ulaşılabilir bir pazar var — ve bunun yüzde 10'unu almak bile bizi kârlı yapar." Küçük ama savunulabilir bir rakam, büyük ama havada bir rakamdan daha etkileyicidir.)

Ece: Rakipleriniz kimler?

Deniz: Aslında birebir rakibimiz yok. Bizim yaklaşımımız tamamen farklı.

(Üçüncü hata ve en pahalısı. "Rakibimiz yok" cümlesi yatırımcıya iki şeyden birini söyler: ya pazarı araştırmadın, ya da pazar yok. İkisi de kötü. Rakibi olan pazar, talebi kanıtlanmış pazardır.)

Kaan: Logo A ve Paraşüt bu işi yapmıyor mu?

Deniz: Yapıyorlar ama onlar daha çok genel muhasebe tarafında. Biz spesifik olarak fatura girişi otomasyonuna odaklanıyoruz ve doğruluk oranımız çok daha yüksek.

(İşte istenen cevap buydu. Deniz köşeye sıkışınca doğru cümleyi kurdu: rakip var, biz şurada farklıyız. İlk cevabı vermeseydi bu ikinci cevap çok daha güçlü duracaktı.)

Kaan: Yapay zekâ tarafında ne kullanıyorsunuz?

Deniz: Kendi modelimizi eğitiyoruz.

Kaan: Sıfırdan mı?

CTO: Hayır, açık kaynak bir modeli kendi verimizle ince ayardan geçiriyoruz. Sıfırdan eğitmek bu ölçekte mantıklı değil.

(CTO burada şirketi kurtardı. "Kendi modelimizi eğitiyoruz" cümlesi teknik bilgisi olan bir yatırımcının karşısında hemen sorgulanır; şişirilmiş teknik iddialar bir toplantıyı bitirebilir. CTO doğru olanı söyledi ve üstelik neden öyle yaptıklarını açıkladı. Bu, teknik olgunluk sinyalidir.)

Ece: Önümüzdeki 18 ayda ne olacak?

Deniz: Hedefimiz 500 müşteriye ulaşmak ve aylık 2 milyon lira gelire çıkmak.

Ece: Bugünkü 12 müşteriden 500'e nasıl gidiyorsunuz?

Deniz: Şey... satış ekibi kuracağız, pazarlamaya bütçe ayıracağız.

(Ve burası toplantının kırıldığı yer. Hedef vardı, ama hedefe giden yol yoktu. Ece'nin sorduğu şey rakam değil; mekanizma. "Şu an ayda 3 müşteri kazanıyorum, kanal başına maliyetim şu, bir satış temsilcisi ayda 5 kapatabilir, 18 ayda 3 temsilciyle şuraya çıkarız" cevabı, 500 rakamından çok daha ikna edici olurdu. Yatırımcı büyük hedefe değil, hedefin arkasındaki aritmetiğe yatırım yapar.)

Kaan: Ne kadar arıyorsunuz, ne için kullanacaksınız?

Deniz: 500 bin dolar. Ekibi büyütmek ve pazarlama için.

Kaan: Bu para size ne kadar süre yeter?

Deniz: 18-24 ay diye hesaplıyoruz.

Kaan: Bu sürede neyi kanıtlamış olacaksınız?

(Toplantının en önemli sorusu bu. "Para ne kadar yeter" değil; "bu parayla neyi kanıtlayacaksın". Çünkü bir tur, bir sonraki turu açacak kanıtı üretmek için alınır. Bunun cevabı yoksa, para sadece hayatta kalma süresi satın alır.)

Deniz: Ürün-pazar uyumunu net olarak kanıtlamış, tekrarlanabilir bir satış modeli kurmuş olacağız.

Kaan: Güzel. Bakalım. Biz içeride konuşup dönelim. Şu an biraz erken gibi duruyor bizim için ama yakın takipteyiz, birkaç ay sonra tekrar konuşalım.

(Ve toplantı, tanıdık cümleyle bitti. Deniz bunu bir "belki" olarak duyacak, ekibine "ilgileniyorlar" diye anlatacak. Oysa bu cümle çoğu zaman kibar bir hayırdır. Deniz'in yapması gereken tek şey var: çıkmadan önce netleştirmek.)

Deniz: Kaan, açık olalım — "birkaç ay sonra" derken hangi metriği görmek istersiniz? Onu bilirsem hem ben boşuna beklemem, hem siz doğru zamanda bakarsınız.

(İşte bu cümle, toplantının en iyi anıydı. Çünkü belirsizliği kurucu lehine kırdı. Cevap "aylık 300 bin lira gelir" gibi somut bir şeyse, bu bir yol haritasıdır. Cevap yine belirsizse, bu bir hayırdır — ve kurucu artık bunu biliyordur.)

Yatırımcı toplantısıVc toplantısıGirişim yatırımıStartup yatırımıYatırım görüşmesiGirişimciVenture capitalYatırım alma
Ömer YURTTAŞ
Ömer YURTTAŞ
Finansal Teknolojiler Uzmanı

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.