
Haberi Dinle
Kadın Sesi
Büyük umutlarla ekran başına geçtik.
Belki de uzun yıllardır ilk kez bu kadar yetenekli bir kadroya sahip olduğumuzu düşünüyorduk. Avrupa'nın önemli kulüplerinde forma giyen oyuncularımız vardı. Her biri kendi takımında fark oluşturan, bireysel anlamda önemli başarılara imza atan isimlerdi.
Ama futbol böyle bir oyun değil.
Sahada sadece yetenek yetmiyor.
Ve maalesef dünya kupası yolunda yaşadığımız sonuç hepimiz için büyük bir hayal kırıklığı oldu.
Peki şimdi ne olacak?
Bu futbolcuların yetenekleri bir anda yok mu oldu?
Elbette hayır.
Dün yetenekli olan oyuncular bugün de yetenekli.
Yarın da yetenekli olacaklar.
Başarısız bir sonuç, bireysel kaliteyi ortadan kaldırmaz.
Ancak takım oyunu olan bir sporda bireysel yeteneklerin ortak bir hedef doğrultusunda bir araya gelememesi, beklenen sonucu da beraberinde getirmez.
Eğer başarı gelseydi bugün yıldız oyuncuları konuşuyor olacaktık.
Başarısızlık geldiğinde ise teknik heyetin, yıldız oyuncuların ve tüm ekibin eleştirilmesi son derece doğal.
Çünkü takım oyunlarında sonuç da sorumluluk da ortaktır.
Aslında girişimcilik dünyasında da benzer bir tabloyla sıkça karşılaşıyorum.
Yıllardır yüzlerce girişimciyle çalışma fırsatı buldum.
Çok yetenekli kurucular gördüm.
Teknik olarak son derece güçlü girişimciler gördüm.
Ürün geliştirme konusunda çok başarılı insanlar tanıdım.
Ancak tek başına çok başarılı olmasına rağmen ticarileşme noktasında zorlanan birçok girişimciyle de karşılaştım.
Çünkü girişimcilik de tıpkı futbol gibi bir takım oyunu.
Harika bir yazılımcı olabilirsiniz.
Mükemmel bir mühendis olabilirsiniz.
Dünyanın en iyi ürünlerinden birini geliştirebilirsiniz.
Ama satış yoksa...
Pazarlama yoksa...
Müşteri yoksa...
İş geliştirme yoksa...
Takım içi uyum yoksa...
Ortaya başarı çıkmayabiliyor.
Dünya kupasında bireysel olarak çok kaliteli oyuncularımız vardı. Ancak bu kaliteyi sahada ortak bir oyuna dönüştüremedik.
Girişimcilikte de benzer bir durum yaşıyoruz.
Çok iyi mühendislerimiz var.
Çok iyi yazılımcılarımız var.
Çok iyi teknoloji geliştiriyoruz.
Ancak bireysel başarılarımızı her zaman ticari başarıya dönüştüremiyoruz.
Bence burada üzerinde düşünmemiz gereken önemli sorular var.
Doğru takım kuruldu mu?
Roller doğru dağıtıldı mı?
Rakipler doğru analiz edildi mi?
Alternatif senaryolar çalışıldı mı?
Olası riskler önceden değerlendirildi mi?
Oyunun sıkıştığı anlar için yeni stratejiler geliştirildi mi?
Futbolda rakip bazen sizi kendi oyununa çekebilir.
Oyunu yavaşlatır.
Temponuzu bozar.
Sizi ezberlediğiniz oyunun içine hapseder.
Siz ise aynı şeyleri tekrar ederek farklı sonuç almayı beklersiniz.
Oysa aynı şeyi yaparak farklı sonuç beklemek çoğu zaman mümkün değildir.
Girişimcilikte de durum farklı değil.
Pazar değişiyor.
Müşteri değişiyor.
Rakip değişiyor.
Teknoloji değişiyor.
Ama bazı girişimler hâlâ ilk gün oluşturdukları iş modeliyle devam etmeye çalışıyor.
Pivot yapmıyor.
Yeni strateji geliştirmiyor.
Müşteriyi yeniden dinlemiyor.
Sonuç alamadığında ise çoğu zaman sorumlu arıyor.
Oysa bazen sorumlu aramak yerine sorunları aramak gerekiyor.
Belki de yanlış müşteriye gittik.
Belki de yanlış değer önerisi oluşturduk.
Belki de doğru ürünü yanlış zamanda pazara sunduk.
Belki de sadece daha cesur olmamız gerekiyordu.
Futbol yorumlarında sıkça duyduğumuz bir ifade vardır:
"Risk almamak en büyük risktir."
Aslında bu cümle girişimcilik için de geçerli.
Bazen oyunun gidişatını değiştirecek hamleyi yapmak gerekir.
Bazen sahadaki dizilişi değiştirmek gerekir.
Bazen yeni oyunculara şans vermek gerekir.
Bazen de yıllardır oynadığınız sistemi tamamen değiştirmek gerekir.
Bir başka dikkatimi çeken konu ise zihinsel hazırlık.
Büyük hedeflere ulaşmak sadece fiziksel veya teknik hazırlıkla olmuyor.
Mental hazırlık da gerekiyor.
"Nasıl olsa kazanırız."
"Nasıl olsa gruptan çıkarız."
"Nasıl olsa bu ürün satılır."
Bu yaklaşım çoğu zaman en büyük risklerden biri.
Çünkü başarı, varsayımlarla değil hazırlıkla geliyor.
Belki de yaşadığımız bu hayal kırıklığına sadece futbol gözüyle bakmamak gerekiyor.
Bu tablo aynı zamanda girişimcilik ekosistemimiz için de önemli mesajlar içeriyor.
Yetenek çok önemli.
Ama tek başına yeterli değil.
Başarı; doğru takım, doğru strateji, doğru hazırlık, doğru liderlik ve ortak hedef etrafında kenetlenebilmekten geçiyor.
Çünkü ister futbol sahasında olun, ister girişimcilik ekosisteminde...
Bireysel yıldızlar maç kazandırabilir.
Ama şampiyonlukları her zaman takımlar kazanır.
Milli takımGirişimcilikTakım çalışmasıLiderlikStartup ekosistemiGirişimciStratejiTakım yönetimiİş geliştirmeSatışPazarlama



Yorum Yap