Sidar’ın yüzünde ilk dikkat çeken şey, dışbükey burnu ve belirgin kaş yapısıdır. Bu, yüzün kendi dilinde “risk alan ve öne atılan” bir karakterin imzasıdır. Gerçekten de Sidar, Boğaziçi Üniversitesi’ni yarıda bırakıp ilk şirketini kurduğunda daha yirmili yaşlarının başındaydı. Etrafındaki çoğu kişi bunu bir “risk” olarak gördü ama o bunu “başlangıç” saydı. Bu, onun girişimci ruhunun sadece karakterinde değil, hayatında da ne kadar baskın olduğunu gösterir.